20 Temmuz 2012 Cuma

BASINA VE KAMUOYUNA


Toplantı, gösteri ve yürüyüşler demokratik bir haktır ve Anayasayla güvence altına alınmıştır. Buna göre, önceden izin alınmaksızın herkes toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. Bu hakkın özgürce kullanılmasını sağlamak demokratik hukuk devletinin temel gereklerinden biridir.
Bu en temel hakkı hiçe sayarak, halkın, yurttaşların, STK’ların, işçi ve emekçilerin, değişik toplumsal kesimlerin demokratik tepkilerini ve taleplerini dile getireceği demokratik eylem ve etkinlikleri engellemek ve yasaklamak ise demokratik değil otoriter faşizan, despot bir yönetimin uygulamasıdır.
Bugün ne yazık ki Türkiye en temel insan hak ve özgürlüklerini ayaklar altına alan, en demokratik bir hakkın kullanılmasına dahi tahammül gösteremeyen, halkın barış ve özgürlük taleplerini şiddetle bastırmaya kalkışan bir siyasi iktidar ve onun faşizan-ırkçı uygulamalarıyla karşı karşıyadır.
14 Temmuz’da Diyarbakır’da yaşananlar bu yönüyle AKP gerçeğini bir kez daha gözler önüne sermiş, Hükümetin gerçek kimliğini ve yüzünü bütün dünyaya teşhir etmiştir.
Bir tarafta halkın özgürlük, barış ve demokrasi talepleri var, diğer tarafta ise bu talepleri karşılamak yerine bastırmaya çalışan, özgürlük, barış ve demokrasi karşıtı bir iktidar. Bu iki resmin herkesçe çok iyi görülmesi ve anlaşılması gerekir.
Bugün bir suçluluk psikolojisiyle gerçekleri saptırmaya, kamuoyunu yanıltmaya çalışan Hükümetin ve Diyarbakır Valisinin tututumunun daha net görülmesi açısından 14 Temmuz mitingi öncesi yaşanan gelişmeleri ve yürüttüğümüz girişimleri kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz.
BDP ve DTK’nın ortak kararı olarak 14 Temmuz’da gerçekleştirilecek mitingle ilgili olarak 7 milletvekilimizden oluşan bir tertip komitesi kuruldu ve 4 Temmuz’da Diyarbakır Valiliğine resmi başvuruda bulunuldu. Milletvekillerimiz Sayın Ayla Akat, Sayın Nusrel Aydoğan ve Sayın Mülkiye Birtane 5 Temmuz günü Diyarbakır Valisi’yle bir görüşme gerçekleştirdi ve mitingin amacına yönelik bilgi verdi. Ardından Vekillerimiz İçişleri Bakanıyla görüşmek istedi ancak bu talep gerçekleşmedi. Bunun yerine Vekillerimiz İçişleri Bakan yardımcısıyla görüşerek mitingle ilgili bilgi verdi.
Bir gün sonra 6 Temmuz 2012 tarihinde mitingin yasaklandığına dair tebligat lakayt bir biçimde bir polis aracılığıyla tertip komitesine ulaştırıldı. Valilik iki gün sonra 8 Temmuz’da mitingin yasaklandığını açıkladı. Yasaklama kararının bu denli kısa sürede alınmış olması oldukça manidardır. Bu durum, aslında kararın çok öncesinden verildiğini açıkça göstermektedir. “Provokasyon yaşanacağına dair bir takım istihbari bilgi alındığı” yönündeki valilik açıklaması da tümüyle saptırmadır yasaklama kararına kılıf uydurma girişimidir.
Milletvekillerimiz bu yasak kararının ardından Başbakan Yardımcısı Sayın Beşir Atalay’la görüştü. Sayın Atalay da kamuoyuna yaptığı açıklamada “mitingle ilgili sürecin yeniden değerlendirildiğini” belirtti.
Miting arifesinde milletvekillerimiz Diyarbakır Emniyet Müdür vekiliyle görüştü ve yasak kararından dönülmesini istedi. Vekillerimiz aynı gün başka bir yerde de mitingin yapılabileceğini belirterek alternatif yer önerdi. Ancak Vali buna da yanaşmadı.
Gerek BDP’nin uzlaşma ve diyalog girişimleri, gerekse de demokratik kamuoyunun çağrıları topyekün sonuçsuz kaldı, Diyarbakır Valisi Ankara’dan Hükümetten aldığı talimatın gereği olarak yasak kararında ısrar etti .
Partimiz ve DTK hukuki ve meşru olmayan bu yasak kararı karşısında demokratik tepkisini ve taleplerini dile getirmek üzere 14 Temmuz günü halkımızla birlikte alanlara çıktı. Günler öncesinden hazırlık yapan, Diyarbakır’ın dört bir tarafını kuşatan emniyet güçleri, AKP ve onun valisinden aldığı talimatla halkımıza ve seçilmiş temsilcilerine karşı adeta intikam alırcasına, bir linç histerisiyle ve hedef gözeterek saldırdı. O gün Diyarbakır’da çok açık bir devlet terörü yaşandı. Yediden yetmişe herkese saldırıldı, aralarında milletvekillerimizin de bulunduğu onlarca kişi yaralandı.
Ortadoğu’daki diktatör rejimlerin sahiplerine “Halkın sesine kulak ver” diyen Başbakan Erdoğan ve Hükümeti, kendi halkının sesini Esadvari yöntemlerle bastırmaya çalışarak Ortadoğu’nun devrilmeye yüz tutmuş statükocu diktatör rejimleriyle nasıl bir ortaklık içinde olduğunu o gün Diyarbakır’da bir kez daha herkese gösterdi.
Bütün bu yaşananlardan sonra çıkıp pişkince açıklamalar yapan Diyarbakır Valisi yasaklama gerekçesi olarak Silvan olaylarının yıl dönümünü, demokratik özerkliğin ilanını ve Sayın Öcalan’ın özgürlüğü yönündeki talepleri gösteriyor.
Demokratik özerlik partimizin tüzüğünde var. Biz özerkliği savunmaya devam edeceğiz. Her platformda bunu dile getireceğiz, demokratik özerkliğin gerçekleşmesi için siyasal mücadelemizi kararlı bir biçimde sürdüreceğiz. Sayın Öcalan’ın özürlüğü her platformda dile getiriliyor. Getirilmeye devam edecek. Biz demokratik çözüm ve barış için Sayın Öcalan’ın özgürlüğünü savunmaya devam edeceğiz. Bir diğer önemli nokta da şudur; 14 Temmuz Silvan olaylarından buyana ölümler durmadı. Bu mitingi gerçekleştirme amacımız çatışmaların durması, ölümlerin sona erdirilmesiydi. Ancak hükümet buna da tahammül etmemiş, ölümlerin yaşanmasına neden olan çatışmalı süreçten yana tercihini koymuştur.
Hükümet Sözcüsü Sayın Bülent Arınç’ın “BDP suç işlemiştir” yönündeki açıklamaları, hükümetin demokratik çözüm istemediğinin çok somut göstergesidir.
Suç olan; demokratik çözüm ve barış istemek değil, tam tersine halkın bu taleplerini ve demokratik tepkisini dile getirmeyi engellemek ve yasaklamaktır. Suçlu olan; halkın taleplerine öncülük eden, meydanlarda barış ve çözüm için direnen, bedel ödeyen BDP değil, halka karşı devlet terörünü uygulayan AKP Hükümetidir.
Hükümet bu suçluluk psikolojisiyle BDP’yi hedef almakta ve saldırmaktadır. Diyarbakır’da yaşanan devlet terörünün birinci dereceden sorumlusu olan İçişleri Bakanı, “Diyarbakır’da 18 zavallı milletvekili var” diyerek, hem halka ve onun iradesine çirkince saldırmakta hem de kendi zavallılığını ve tükenmişliğini ortaya koymaktadır.
Bütün dünyanın gözü önünde Milletvekillerimiz yaralanmasına rağmen “BDP’li vekiller polisimizi hedef almıştır” diyerek yalanın her türlüsüne sığınmayı kendisine marifet sayan bu zihniyet halkın iradesi karşısında daha da zavallılaşmaktan, küçülmekten ve irtifa kaybetmekten kurtulamayacaktır.
Aynı şekilde bu Bakanın emrindeki AKP valisi, milletvekillerimizin yaralandığı polis saldırısını “orantılı güç kullanıldı”, “Vekil mi eylemci mi” sözleriyle meşrulaştırmaya çalışmaktadır. Ne o bakanın, ne de onunla aynı dili kullanarak, halkımıza ve onun temsilcilerine hakaret eden AKP Valisinin hiçbir meşruiyeti ve temsiliyeti kalmamıştır.
Halkın iradesini hiçe sayan, onun taleplerini yok sayan, halkın uzattığı barış elini tutma yerine kırmaya çalışan AKP Hükümeti’nin izlediği çözümsüzlük siyasetinin de hiçbir karşılığı ve meşruiyeti yoktur.
Bizler demokratik çözüm ve barış mücadelemizi halkımızla ve Türkiye’nin demokrasi güçleriyle birlikte asla geri adım atmadan bundan sonra da kararlı bir biçimde sürdüreceğiz ve taleplerimizi güçlü bir biçimde haykırmaya devam edeceğiz. Asla AKP’nin zulüm politikalarına teslim olmayacağız. Kaybeden demokrasi, barış ve özgürlük mücadelesi değil AKP faşizmi olacaktır.
Bir kez daha 14 Temmuz direnişinden dolayı tüm halkımızı kutluyor, bizlerle dayanışma içerisinde olan demokrasi güçlerine, değerli aydınlara ve yazarlara teşekkürlerimizi sunuyoruz.
BDP GENEL MERKEZİ

19 Temmuz 2012 Perşembe

the fear of God has lived quadruplets


EZGİ BAŞARAN -19/07/2012Caesarean rates, deaths in childbirth saying dropshadow or on the verge of increasing the number of children will be forced to live their lives very difficult.


Quadruplets has lived the fear of God '.Anadolu Agency, passed the title of this story.The story is as follows: Two years ago, learning to be quadruplets İnebolulu Ozdemir pair. Taking babies to the health of the mother of both babies and abortion doctors would be true, he says. But the parents 'fear of God, refused to bear risked the quadruplets'.The rest of the story we learn that babies are born after a difficult birth. During two months in various hospitals in Istanbul kuvözlerini büyüyemedikleri enough to go around. Now came the age of two, but one of them spends frequent referral.Fits an example to everyone whether he'll come, but it heralds the Anatolian Agency news mention one important detail.
***
The father of quadruplets Tell: "I came to the children could not meet expenses. Grows, the growing costs of quadruplets. Uniforms are not on them. Our children have become afraid of going outside. Something they want to start crying in the street while visiting. We spend 15-20 per day cloth. Our children can not live their childhood. Needs do not stop. Children can not imagine they started school. Benefits they are trying to live our surroundings. "The most charming and easygoing takınıp facial expressions "at least three children," Those who claim that abortion can not be an election for fear of religion, telling ...Cloth, it issues 15-20, the limits of their salary, but let the children cry too, everyone is very unhappy and miserable, you feel inadequate yokturlar middle.Once you remember that on this occasion.
***
As for the question referred to quadruplets ... The beginning of a permanent neurological disorder, or is not a harbinger of hope. But brain health and the birth of babies focused attention fleeing a relationship. Now look:Cesarean 'unnecessary' (according to whom unnecessary? Criterion is a list of medicine? Ohooo that is!) Which prohibited the new arrangement is an element of pressure in terms of both doctors and mothers.Some of the doctors, mothers should be just a normal cesarean section because of this arrangement will doğurtarak risk. So both Turkey and the Turkish Medical Association, Society of Gynaecology and thinks it is a serious concern. Moreover, as I said just now a business 'effect of the child's later life, such as' There's a tiny detail.
***
The smallest baby's brain will be exposed during normal birth trauma or cerebral palsi'den few seconds of oxygen deprivation (stroke) can cause many diseases to mental retardation and epilepsy. And a planned caesarean section saves baby's brains out. Limiting the time in doctors' discretion by law, will increase the possibility of making crucial mistakes.Caesarean rates, deaths in childbirth saying dropshadow or on the verge of increasing the number of children will be forced to live their lives very difficult.Tell against using abortion as a birth control method, a thousand of strategic and accurate way of reducing cesarean rates.Not one of them is forbidden. Turned out not to ban abortion, but now the pressure of the neighborhood news began to arrive. In Caesarean ...These arrangements raise the fear of God. They become statistics grave consequences ...
NOTE: The Anatolia news agency wrote I could not understand why throwing a cheerful topic. Either they do not understand what they read or not read what he wrote. Pass through the news, "God gives sustenance" even shakes his thesis.
open to interpretations of the above article was for shared

ALLAH KORKUSU DÖRDÜZLERİ YAŞATTI ...


EZGİ BAŞARAN - 
19/07/2012
Sezaryen oranlarını düşüreyim derken doğum sırasında ölümleri ya da çok zor hayatlar yaşamak zorunda kalacak çocukların sayısını arttırmanın eşiğindeyiz.





Allah korkusu dördüzleri yaşattı’.
Anadolu Ajansı’nın geçtiği haberin başlığı bu.
Hikâye şöyle: İki yıl önce İnebolulu Özdemir çifti dördüzleri olacağını öğreniyor. Doktorlar bebeklerin ve annenin sağlığı için bebeklerden ikisinin kürtajla alınmasının doğru olacağını söylüyor. Fakat anne ‘Allah korkusundan kabul etmeyerek dördüzleri doğurmayı göze alıyor’.
Haberin geri kalanından öğreniyoruz ki bebekler zor bir doğum sonrası dünyaya geliyor. Yeterince büyüyemedikleri için iki ay boyunca İstanbul’un çeşitli hastanelerinin kuvözlerini dolaşıyorlar. Şimdi iki yaşına gelmişler fakat içlerinden biri sık sık havale geçiriyormuş.
Havaleye geleceğiz fakat Anadolu Ajansı’nın herkese örnek olsun diye müjdelediği haberin bir önemli detayını belirtmeliyim.

***

Dördüzlerin babası anlatsın: “Çocukların masraflarını karşılayamaz duruma geldim. Dördüzler büyüdükçe masrafları da büyüyor. Kıyafetleri üzerlerine olmuyor. Çocuklarımızla dışarıya çıkmaya korkar hale geldik. Sokakta gezerken gördükleri bir şeyi isteyip ağlamaya başlıyorlar. Günde 15-20 bez harcıyoruz. Çocuklarımız, çocukluklarını yaşayamıyorlar. İhtiyaçlar bitmiyor. Çocukların okula başladıklarını düşünemiyorum bile. Çevremizdekilerin yaptıkları yardımlarla yaşamaya çalışıyoruz.”
En sevimli ve babacan yüz ifadelerini takınıp “En az üç çocuk” diyenler, kürtajın bir seçim olamayacağını din korkusuyla anlatanlar...
15-20 bez harcandığında, alınan maaş ancak kiraya yettiğinde, çocuklar çok ağladığında, herkes çok mutsuz ve sefil olduğunda, yetersiz hissettiğinde ortada yokturlar.
Bir kere bu vesileyle hatırlayalım.

***

Dördüzlerin havale meselesine gelirsek... Umarım kalıcı bir nörolojik rahatsızlığın başlangıcı ya da habercisi değildir. Fakat bebeklerin beyin sağlığı ve doğum, dikkatlerden kaçan bir ilişki. Şimdi bakın:
Sezaryenin ‘gereksiz’ (Kime göre gereksiz? Kriter listesiyle hekimlik mi yapılır? Ohooo yani!) yapılmasını yasaklayan yeni düzenleme, hem doktorlar hem de anneler açısından büyük baskı unsuru oluşturuyor.
Doktorların bir kısmı, sırf bu düzenleme nedeniyle sezaryen olması gereken anneleri normal doğurtarak risk alacaktır. Yani hem Türkiye Jinekoloji Derneği hem de Türk Tabipler Birliği böyle düşünüyor ve ciddi endişe ediyor. Üstelik, demin söylediğim gibi işin bir de ‘çocuğun ilerleyen hayatına etkisi’ gibi minicik bir detayı daha var.

***

Bebek beyninin normal doğum sırasında maruz kalacağı en küçük travma yahut birkaç saniyelik oksijen mahrumiyeti serebral palsi’den (beyin felci) zihinsel gerilik ve epilepsiye kadar birçok hastalığa sebep olabilir. Ve planlı sezaryen bebeğin beynini kurtarır. Doktorların takdir hakkını yasayla sınırlandırdığınız vakit, hayati hatalar yapma ihtimalleri artacaktır.
Sezaryen oranlarını düşüreyim derken doğum sırasında ölümleri ya da çok zor hayatlar yaşamak zorunda kalacak çocukların sayısını arttırmanın eşiğindeyiz.
Kürtajın bir doğum kontrol yöntemi olarak kullanılmamasını anlatmanın, sezaryen oranlarını düşürmenin bin tane stratejik ve doğru yolu var.
Yasak bunlardan biri değil. Kürtaj şimdilik yasağa dönüşmedi ama mahalle baskısı haberleri gelmeye başladı. Sezaryende ise...
Allah’tan korkusu olan bu düzenlemeyi kaldırsın. Vahim sonuçlar istatistiklere dönüşmeden...

NOT: Anadolu Ajansı’nın yazdığı habere niçin neşeli bir başlık attığını anlayamadım. Ya yazdıklarını okumuyorlar ya da okuduklarını anlamıyorlar. Geçtikleri haber “Allah rızkını verir” tezini bile sarsıyor.



Yukarıda paylaşmış olduğum makale  bütün yorumlara açıktır dostlar ...

18 Temmuz 2012 Çarşamba

SIRRI SÜREYYA ÖNDER MARAŞ KATLİMANI YAZDI.

Sırrı Süreyya Önder Maraş katliamını yazdı. Katliamdaki ABD parmağına dikkat çeken Önder, Maraş olaylarının Ecevit'le de ilgisini kurdu: Ecevit'in direncinin kırılması için katliam şarttı.
Bugüne kadar Maraş Katliamı ile ilgili bir çok yazı kaleme alındı. Birbirinden trajik hikayeler, kabuk bağlamaya çalışmış yaraları kanatan görüntüler, fotoğraflar ortaya çıktı. Herkes acının büyüklüğünü resmederken 'laf üstadı' Sırrı Süreyya Önder, yaşananların arka planına da ışık tuttu. Maraş Katliamı'nın sosyo-ekonomik arka planını da anlatan Önder, yaşananları en iyi anlatan yazılardan birisine imza attı.

İşte Sırrı Süreyya'nın Maraş Katliamı yazısı

MARAŞ BİBERİ
Denir ki Hz. İbrahim, devrin kralı Nemrut'un putlarını kırarak insanları Allah'ın varlığına inanmaya davet edince, iktidarı sarsılan Nemrut öfkelenir ve Hz. İbrahim'in ateşe atılmasını emreder. Bu zaman zarfında evlerde ateş yakılmayacaktır, yasaklanmıştır. Bütün odunlar İbrahim'in ateşini harlamak üzere toplanır.

O günler, "Urfa dağlarında gezer bir ceylan" günleridir. Bir zalim avcı, avladığı ceylanı pişirmesi için karısına verdiğinde hiç odun kalmadığı cevabını alır. Avcı çare bulmasını istediğinde, kadın ceylanın yağsız bir parça etini önce bir taşın üzerinde döver. Sonra da kırmızı biber, bulgur ve tuzla yoğurur. Bu gün etsiz olarak her köşe başında fast-food versiyonunu gördüğünüz çiğköftenin ortaya çıkışı böyle olmuştur.

Urfa'nın çiğköftesine Maraş'ın biberini karıştırmak Urfalılar tarafından Sarkozy muamelesi görmenize yol açabilir. Onların 'isot'u varken Maraş'ın biberini duymaya tahammül edemezler. Üstelik haklıdırlar. Arayı şöyle bulabiliriz: Yine denir ki ilk tarım Maraş'ın Afşin ilçesinde yapılmıştır. Kentin kadim ismi Arabissos'tur ve Roma İmparatorluğu'nun, Gordianus (234-238) devrinde Urfa'dan göçen Arap aşiretleri tarafından iskân edilmiştir. [Irfan Shahîd, Byzantium and the Arabs in the Fifth Century, Dumbarton Oaks 1989]

MARAŞ'IN KÖY İSİMLERİ
Afşin, atalarımız Orta Asya'da at koştururken imparator Justinianus tarafından oluşturulan Üçüncü Armenia eyaletinin de yönetim merkezlerinden biridir. Hadi celadetli okurun kalbi kırılmasın "sözde" Armenia eyaleti diyelim. Milli tarih şuurumuza uygun davranmış olalım.
Halkımız beraber ve solo olarak Fransız parlamentosunu döverken araya gitmeyelim. Milli birlik ve beraberlik ruhuna en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde, Meykir, Hunu, Norşun, Arıstıl, Maravuz gibi Maraş'ın köy isimlerinin etimolojik kökenini siz de sormayın, ben de söylemeyeyim.
Maraş'ın başta ticaret ve sanayi odası olmak üzere bütün "sivil" toplum örgütleri ezelden beri biberi Maraş iline tescil ettirme mücadelesi verirlermiş. Nihayet 2002 yılında başarmışlar. Artık Maraş Biberi Maraş iline tescilli. Sanayi ve Ticaret Odası kriterlere uyan bibercilere sertifika ve logo kullanım hakkı veriyor.

DELİ PARALAR DEVRİ
Maraş katliamını günlerdir her açıdan dinlediniz. Katliamın ekonomik-sınıfsal arka planına değinen pek olmadı. 70'li yıllar, tarımda destekleme politikalarının uygulandığı yıllardı. Misal Demirel, buğday ya da pamuğa 10 lira taban fiyat verirdi, Ecevit bunu 15 liraya çıkaracağını ilan ederdi. Demirel, 20'den aşağısının yetmeyeceğini, mazotun litresi ile buğdayın kilosunu karşılaştırarak anlatırdı.
İşte tarım üreticisinin eline "deli" paralar geçmesi biraz bu yüzdendi. Anadolu'da Alevi nüfus, tarih hafızasından dolayı kuş uçmaz kervan geçmez, Yavuz uğramaz yerlere yerleşmiştir. Gezin Anadolu'yu, genellikle Alevi dağda Sünni ovada yerleşiktir. Maraş bunun istisna olduğu birkaç yerden birisidir. Alevi nüfus, ağırlıklı olarak bereketli ovalarda yaşar.
Tarım destekleme politikası ile zenginleşen Maraş ve civarındaki Aleviler Maraş merkeze göçerek "yüzük taşı" misali yerlere talip olmuşlar ve almışlardı. Kent içi ekonomik etkinlik Alevilere geçmiş, Sünni halkın elindeki para da dönemin enflasyonist karakteri gereği süratle pul olmuştu.
ABD görevlisi Alexander Peck de katliam öncesi kenti gezerken şu tezi işlemiştir: "Yakında Aleviler size yiyecek ekmek bile vermeyecekler!"
Dönemin sağcı işadamlarının ve parti başkanlarının yaptıkları toplantılarda neler konuşulduğunu anlatacak bir vicdan ortaya çıkarsa bu bilgiler kapı arkası fısıltılar olmaktan çıkıp aleniyet kazanacaktır.
Aleviler kent içinde görünür ve etkin olunca sosyal hayata da dahil olmuşlardı. Mesela içkili lokantalara aileleri ile birlikte gitmeye başlamışlardı. Eh bu kadar bileşen bir araya gelince geriye bir tek şey kalıyordu; birinin çıkıp "kalkın ey ehl-iİslam, din elden gidiyor!" diye bağırması... Bu işlevi, sosyalist sistemde "Allahsızlığı yayma kürsüsü" olduğunu savlayan ve kadınların bütün parti üyeleri ile sevişip gayriresmi evlilikten çocuk doğurmaları halinde daha fazla ikramiye alacaklarını müjdeleyen "Güneş ne zaman doğacak" gibi "muhteşem" bir film de görebilirdi pekâlâ.

ECEVİT'İN DİRENCİNİN KIRILMASI İÇİN KATLİAM ŞARTTI
Katliam, ABD'nin o günkü nizamat politikasını ancak askeri diktatörlükler eliyle uygulatabilmesi gerçeğine giden yolda Ecevit'in gösterdiği direncin kırılması ve ülkede sıkıyönetim-darbe döngüsünü hazırlaması için şarttı.
Bu plan "gümüş ya da altın hilal" olarak adlandırılan bütün kentlerde değişik versiyonlarla uygulamaya konuldu. Maraş, Sivas, Çorum ve Malatya'da tuttu. Maraş bunların içerisinde en vahşi Kontr-gerilla operasyonlarından birisidir.
Dünya tarihinde, hangi figür damgasını vurursa vursun, bütün katliamların, soykırımların arkasında, mutlaka bir "servet transferi" olgusu vardır. Dolayısıyla işin içinde bir "tapu davası" araştırmayan bütün bakışlar eksik kalmaya mahkûmdur. Bu ülkede bir tarihçi, işgal ve kurtuluş savaşı arasında geçen sürenin uzunluğunu ve ne hikmetse tehcirden dönen Ermenilerin gelmesiyle hızlanan, neredeyse patlayan kurtuluş hikayelerimizi bir de bu gözle anlatsa da dinlesek...
Maraş'ın filmini çekmek için binlerce sayfa belge, bilgi, tanıklık okudum, dinledim.
Beni en çok etkileyenlerden birini paylaşmak isterim.

KOMŞULAR, BİZ ŞİMDİ PERDELERİ KAPATACAĞIZ
Serin ailesi, katliam sırasında Maraş tren garından güçlükle bulunan bir trenle şehir dışındaki Alevi köylerine gidip canlarını kurtarır. Katliam sonrası evlerine döndüklerinde bütün eşyalarının yağmalandığını görürler. Sünni bir komşuları, yağmalamayı, komşuların yaptığını fısıldar.
Serin ailesinin annesi sokağın ortasına çıkar ve onlarla bugüne kadar sürdürdükleri komşuluğu anlatarak şöyle seslenir.
"Komşular! Biz şimdi bütün aile evimize girip perdelerimizi kapatacağız. Bizden yağmaladığınız eşyalarımızı bahçemize bırakın."
Sabah evin avlusu yağmalanmış mallarla doludur. Aile kendilerine ait olanları alır. Bir traktöre yükler. Kenti terk edeceklerdir. Bırakılan eşyalarda kendilerine ait olmayanlar da vardır. Aile o eşyaları sokağa çıkarıp üzerine şöyle bir not bırakır.
"Bu eşyalar yağmaladığınız diğer ailelere aittir. İmanınız ve vicdanınız varsa bunları da gerçek sahiplerine verin."
Ve doğdukları yerden, bizzat komşuları tarafından öldürülmeyecekleri, talana uğramayacakları bir başka diyara doğru giderler. Geride bıraktıkları evlerini yok pahasına sattıklarını da bir çocuk bile tahmin edebilir.
Kahramanmaraş Sanayi ve Ticaret Odası geçen muharrem ayında bir kardeşlik iftarı verdi. Şu linkteki videoda (http://www.kmtso.org.tr/video_galeri.php?menuID=108)TRT iftarı naklen veriyor. Muharrem orucunun böyle bir iftar açma geleneği olmadığı saçmalığını bir yana bırakarak spikere kulak verebiliriz.

BİLİN Kİ DIŞ MİHRAKLARDIR
Spiker bütün erkâna aynı gayretkeşlikle şu tespiti yapıyor:
"Bütün Maraş burada.. Eğer Maraş'la ilgili bundan sonra olumsuz bir haber kamuya yansırsa, bilinsin ki bu dış mihrakların işidir öyle değil mi?"
Bu saçma tespite oda başkanı dahil olmak üzere herkes katılıyor. Spiker aynı tespiti Alevi Federasyonu Başkanı Selahattin Özen'e de yaptığında "gurk" ettirten bir cevap alıyor. Özen: "İç mihrak, dış mihrak her neyse bunlardan bir kez bile Aleviler galeyana gelmiyor. Sünnilerin buna engel olması lazım." Spikerin tespiti kendisiyle sınırlı değil. Aynı ilin valisi de anma törenlerini hukuksuz olarak engellemesini "geçmişi hatırlamak istemiyoruz" gerekçesiyle açıklıyor.
Ah birisi çıkıp unutmanın yolunun ancak yüzleşmekle mümkün olduğunu bunlara tane tane anlatsa...
Ah birisi, hem de Alevi olmayan bir kent sakini çıksa, bu kentte 36 saat içinde yarısından fazlası 13 yaşın altında yüzlerce insan öldürüldü. Gelin toplu olarak gidenlere bir dua, yapanlara bir ah edelim diye haykırsa.
Ticaret Odası, Maraş'ın biberine gösterdiği vefanın birazını da karnında bebeği ile öldürüldükten sonra eti bir çiğköfte misali ezilen gelini, iftarla değil, mahcup ve sessiz bir yasla hatırlamak ve unutturmamak gerektiğini kavrasa. O vali ve benzerleri bir yas evine müstahdem yapılsa.
Odanın iftarında sofraya bıçak konulmamış. Muharrem orucunu açarken zorunlu bir ritüeldir bu. Su da konulmaz. Sebebi Kerbela masumlarının bedenlerine Muaviye zihniyetinin açtığı yaraları hatırlamaktır. Sofraya konulmayan bıçak 33 yıldır Alevilerin böğründe saplı durmaktadır. 33 yıldır bu yaradan kan akıp durmaktadır. "Hatırlamak istemiyoruz" zevzekliği bu hançeri kanırtıp durmaktadır.
Utanmak yalnız kendi yaptıklarımızla ilgili bir eylem değildir. Bazen yapmadıklarımız da utandırır bizi.
Bütün Maraş bu hançerden utanmadıkça, bu yara şifa bulmayacaktır.

The secret of Maras massacre Süreyya Önder wrote.


The secret of Maras massacre Süreyya Önder wrote. Finger Katliamdaki attention of U.S. Order, founded the attention of Maras Ecevit'le events: the massacre was essential to break the resistance of Ecevit.
To date, was written several articles that were related to the Maras Massacre. The tragic stories of each other, tried to bind the wounds bleed shell images, photos appeared. Everyone depicting the magnitude of the pain 'word master' The Secret Sureyya Onder, also shed light on the background of what happened. Leader describes the socio-economic background of the Maras Massacre, what happened to one of the best articles that has scored.
Here's The Secret of writing lecture Maras Massacre
PEPPER MARAŞIt is said the Prophet. Abraham broke the idols of Nimrod, the king of the era when inviting people to believe in the existence of God, Nimrod angry and shaken by the power Hz. Abraham ordered to be taken in a fire. During this time the fire yakılmayacaktır homes, are prohibited. All the wood is collected to harlamak Abraham fire.
Those days, "traveling in the mountains of Urfa, a gazelle," the days. A cruel hunter, hunted antelope HANDLED firewood to cook his wife when the answer is no. Hunter wants to find the cure, female gazelle is a piece of lean meat on a stone before the harvester. Then the red pepper, wheat, salt, and knead. This day meatless version of fast food on every corner you can see the emergence of Çiğköftem has been the case.
Sarkozy, by Marash, Urfa çiğköftesine treated Urfa pepper mix can lead you to see. Their 'isot'u Maras pepper while they can not endure to hear. Moreover, they are right. Breakouts can be found as follows: Again, it is said that was the first agricultural district of Varosha Afşin. Arabissos'tur the ancient name of the city and the Roman Empire, Gordianus (234-238) era who moved to Urfa was settled by Arab tribes. [Irfan Shahid, Byzantium and the Arabs in the Fifth Century, Dumbarton Oaks 1989]
Maras, village namesAfşin, our ancestors created by Emperor Justinian in the Middle East at ran third in the province of Armenia is one of management. Let the reader celadetli heart breaking "so-called" state of Armenia say. Let's be treated in accordance with national history şuurumuza.Our people will not go along together, and as a solo beat the French parliament. The spirit of national unity and togetherness that we need most these days, Meykir, Legality, Norşun, Arıstıl, Maras, village names such as the etymological origin of Maravuz you do not ask, I tell.Chamber of commerce and industry, including Varosha, especially all the "civil" society organizations struggle to register the province of Maras peppers that they hand since time immemorial. Finally succeeded in 2002. Registered in the province of Maras Maras pepper now. Chamber of Commerce and Industry bibercilere match the criteria you give the right to use the certificate and logo.
LUNATIC AGE COINSFor days and listened to every aspect of the massacre of Maras. Referring to the economic-class has not much in the background of the massacre. The 70s, is applied in agriculture were the years of supporting policies. Demirel For instance, the base price would have 10 pounds of wheat or cotton, Ecevit announced it would çıkaracağını 15 pounds. Demirel, 20 aşağısının not enough, to tell by comparing the weight of wheat with a liter of diesel oil.Here are the hands of agricultural producers "crazy" to pass the money which was why a little bit. Alevi population in Anatolia, the date due to the memory of outlying, Yavuz moved to places undergo. Navigate Anatolia, the plains are usually Sunni Alevi located in the mountains. Maras is one of the few places where this exception. Alevi population, live mainly in the fertile plains.Maras Maras and around the Alevis with the rich agricultural subsidy policy göçerek center "ring block" became like a suitor, and had taken place. Past economic activity in urban Alevis, Sunnis in the hands of the public character of the money due to the inflationary era was quickly crushed.Before the massacre while visiting the city of Alexander Peck, U.S. officials processed the following thesis: "Soon, Alevis you will not even eat bread!"Right-wing businessmen and party presidents of the period of a conscience to tell what they were saying they arise in meetings, this information will be publicity ceases to be whispering in the back door.Alevis in the city, including social life had become visible and active when. For example, to go with their families began to restaurants serving alcohol. Well the only thing that remained a backward components come together, someone said: "Get up, O Ahl al-iİslam, religion goes hand!" yelling, he ... The function of the socialist system, "Allahsızlığı pulpit to spread that" informal marriage bill and savlayan and women with children of all party members will get more bonuses if doğurmaları heralding the "born when the sun" like "magnificent" very well could see a movie.
MASSACRE Ecevit was essential to break the resistance ofSlaughter, the policy of the United States set the global agenda of that day, but on the way to the fact that military dictatorships uygulatabilmesi Ecevit's hands and in the country under martial law-breaking blow to resist a requirement for the preparation of the cycle.This plan is "a silver or golden crescent" in different versions were introduced in all the cities named. Maras, Sivas, Malatya, Corum and kept. One of the most brutal in their counter-guerilla operations in Varosha.History of the world, which hits its mark vursun figure, all the massacres, genocides behind, always a "wealth transfer" is a case. Therefore, in the work of a "land case" all eyes to the research is doomed to remain incomplete. A historian in this country, the length of time elapsed between the occupation and liberation war, and what is wisdom in accelerating the arrival of the deportation of the Armenians returned, almost exploding stories of salvation in a listen, tell all about this eye ...Maras, thousands of pages to attract the film documents, information, testimony I have read, listened.I'd like to share one of the biggest influences.
Neighbors, WE will close the curtains nowCool family during the massacre in Maras hardly a train from the train station to go in Alevi villages outside the city saves lives. See all the items plundered after the massacre and went home. A Sunni neighbors, plundering, their neighbors are doing whispers.Cool in the middle of the street from his mother and family by telling them he calls out to the neighborhood continue until today."The neighbors! We are now entering our house, curtains, shut the whole family. Us yağmaladığınız leave our belongings to our garden."The courtyard of the house is full of looted goods in the morning. Family takes what belongs to them. A tractor loads. Will leave the city. The goods are not left on their own. Family says he leaves a note on the items off the street."These items belong to other families yağmaladığınız. If you have faith and conscience give them the real owners."And where they were born, personally öldürülmeyecekleri by neighbors, plunder the land of any other expenses shall not place. There they left behind at the expense of their homes or even a child can predict that they sell.In the last muharrem Kahramanmaras Chamber of Commerce and Industry gave a brotherhood iftar. Current link in the video (http://www.kmtso.org.tr/video_galeri.php?menuID=108) live on TRT gives Iftar. Whether fasting Muharram tradition of the absurdity of such an iftar can listen to the announcer aside.
KNOW THAT FOREIGN outbreaksMaking that determination the same gayretkeşlikle all erkâna Announcer:".. If you are here, all Maras negative news concerning Varosha to the public yansırsa then, is not it be known that this is a matter of external outbreaks?"Anyone participating in this ridiculous remark, including the head of the room. President of the Federation of Alevi Selahattin Özen announcer makes the same determination "Gurk" ettirten is an answer. Ozen: "Internal outbreak, even once outside of them anyway Alevis outbreak does not boil over. Sunnis need to have prevented this." It is not limited to detection of commentary. The governor of the province illegally interfering in the memorial ceremonies, "We do not want to remember the past because" it explains.Ah, but the way to facing someone were to say that it is possible to forget to tell all about enunciating them ...Ah one, as well as a non-city dwellers Alevi lo, within 36 hours, more than half of this city, killed hundreds of people under the age of 13. A prayer collectively by those who point, he let those who haykırsa a ah.Chamber of Commerce, Maras pepper Faithfulness shown after being killed by some of the meat in a baby in the womb çiğköfte like the bride of the oppressed, not iftarla, embarrassed, and engages in a quiet compared to remember and remind. Employee that the governor and the like have been made in a mourning house.Unplaced fast breaking meal room table knife. This is a mandatory ritual of Muharram when he broke his fast. Water also may be made. Karbala is the reason to remember the wounds of the mentality of Muawiyah masumlarının bodies. Stand-handled knives for 33 years to be put down to eat the bowels of the Alevis. 33 years and this wound blood flow stops. "We do not want to remember" this dagger kanırtıp zevzekliği stands.Action only on its own does not do what a shame. Sometimes, embarrassed us in yapmadıklarımız.All Maras utanmadıkça this dagger, it will not find the wound healing.

comes a moment of heartbreaking suffering persecution does not rely on

Erdogan really solve the Kurdish issue?


To discuss the Kurdish issue, many new, or even speculation is pregnant.
Ocalan is a debate about the state of Ocalan started to renegotiate
speculation, politics, and negotiations on the possibility of opening the doors again emphasizes the ...
All this points to a new page is opened?
We do not know what's going on deep in the state, but no visible political developments are taken into account
unlikely to talk about a new page.
Diyarbıkar'daki images brought to mind it. Prime Minister Recep Tayyip Erdogan, a few days ago
istikametteydi his explanation of this.
Prime Minister pointed out the following three points:
1. "Distant future together will solve the problem of terrorism, infrastructure significantly
1/4
Erdogan really solve the Kurdish issue?
Tuesday, July 17, 2012 07:00 -
established investment, production, employment-focused agenda will continue our way. "
2. "The separatist terrorist organization iktidarımızın negotiation, there can be no such thing as conversation.
The separatist terrorist organization, but our struggle is in question. "
3. "We negotiate with representatives of the Parliament under the umbrella of ..."
The last item can not be said outside the AK Party is an attitude change.
In fact, the last point, frequently, cut all relations with the PKK, and that the BDP government's discretion
Connecting to the requirement.
Which lead to the Prime Minister on this issue, assuming that moving the point of meeting all conditions BDP'yle
Even if the boundaries of the AK Party's Kurdish issue in no way limits the overall strategy
does not exceed.
I've written previously, following an end to the other three elements circulating in the AK Party, but also some limits
startejisi clearly drawn outlines.
"The first element of the AK Party's Kurdish strategy", democratization, and to be used on an individual basis
satisfy the demands of Kurdish rights through külterel policy.
Tayyip Erdogan underlined frequently draws this matter, the rights, freedoms expanded area
Kurdish problems are solved in a way that the dissolved or trending
highlights.
Kurdish political power in the second element of the strategy, the organization moves to disarm,
negotiations, understandings, sitting on the policy of the contact.
2/4
Erdogan really solve the Kurdish issue?
Tuesday, July 17, 2012 07:00 -
In this context, the government organization or for interviews with Ocalan is not a negotiation, a
compel the cessation weapons or weapons negotiations. Forgiveness, partial forgiveness, organizational managers
Among these factors in exile.
Therefore, the limit of negotiations in the past is carried out, and maybe even today.
The third element, the removal of the pressure of the organization (or anticipation) will be provided through the service
an integration policy.
The Prime Minister pointed out the last speech of investment, production, employment policies, through the service
Kurds to join the system, or even turn to the AK Party, blind faith, stubbornness, even in the form of analysis
continues.
These three elements are the red lines show us the AK Party.
These are "giving autonomy to the respondent, such as getting the recognition of the legal and political personality" is.
So that the above three components in an object, such political considerations eliminate quality
is the.
This effort also güvenlikçi bertafaf policies are also supported.
For this reason, the AK Party's policy of KCK, an aspect directly Kurdish political
to put a general ban on the movement of politics, political domain's move to collapse, the inside of the BDP
returned to drive for emptying.
3/4
Erdogan really solve the Kurdish issue?
Tuesday, July 17, 2012 07:00 -
Despite all this, well here we are in many ways very different from yesterday, no doubt about it ...
There is no doubt in the authoritarian nature of the Kurdish political movement ...
But they underline the essential element, and the AK Party as the only strategy available, this
also need to know if the problem is in any way ...

17 Temmuz 2012 Salı

Ali Cengiz games severance compensationI

St. Steel July 12, 2012 / T 24"Home field will be paid severance pay half of the" frequently read news a few days. Close to the government, especially the news media is almost a gospel mood. By adding one of the leading contractors in the interpretations of the country, this is only for employees but also paramount for the construction sector are drawn enthuse highlight the good news.Doubt that the human mind comes EDES. Budayan severance pay in half, making it difficult conditions, and indeed to deserve a goal of reducing employers' costs are presented with a draft as a good news to employees. Face to face with an incredible knowledge BLANKING and pollution. So what's going on severance pay?

 
Who in this draft?

 
T24'te earlier in this topic, "Why not the severance pay fund," wrote an article titled. The article discussed the draft a few days, however, that one contains much more risks. Thread moved before the July 9 2012, Freedom in the corner of Oxford Business Group. Then the source of this news, "Draft Law on the bank account of the individual worker's severance pay entitled" turned out to be a text.However, there was a strangeness in the middle. Because this draft had not been given the social partners. Turk-Is and DISK was unaware of this draft. Moreover, to adopt the draft Labour and Social Security Minister Faruk Çelik. "We continue our preparations," he said, and almost "is not our taslağımız" has to say. So who's in this draft? Retirement pay interest as soon as the Ministry of Labour in the first of an arrangement made?. Who prepared the draft of the Ministry of Labour is not what? Looking at the contents of the draft is not difficult to answer the question. Draft management of the economy, the economy looks like it came straight from relevant ministries.Earlier proposals for the agenda and the draft out and away from the severance pay fund, which is behind the mentality of this draft is a purely economic, purely a market driven mentality is prepared. Apparently, the unions vehemently opposed to a regulation of public relations (PR) economic management wanted to make it work. However, the draft does not explicitly discouraged by ownership. Leaked surreptitiously. "Home severance pay half of the area as" eliminated half of the severance pay they try to hide with make-up arrangements.

 
Half going to severance pay

 
The draft is changed utterly with the severance pay system. In the present system for employees to work a one-year severance pay amounting to 30 per day fee is paid. Severance pay in case of an obligation of the employer. Employees (except for criminal subtractions) is removed from work, deserve to retirement, went to the army or the (female) married receive severance pay. Severance pay, as such, serves as a partial mechanism of job security.All of these parameters are changing with the draft. Opened on behalf of workers' severance pay in the form of monthly premiums paid to an individual account and this account is expected to operate by the private pension companies.Thus, dismissal with severance pay bond breaking. The employer pays the premium each month but does not pay employees during layoffs. In other words, becomes a factor in deterring severance pay to extract work, job security is weakened.According to the draft rights to severance pay employees when they have conditions that apply to this fund partially and fully able to severance pay. Thus, over 30 days in an annual payment of severance pay system is being asked to be replaced. Employee contributions accumulated in individual accounts up to the sum of its nemasının receive severance pay.Looking at the provisions contained in the draft, the payment of severance pay will decrease by half to say. Already in the basic philosophy of the draft pruning of severance pay, severance pay in more technical words, reducing the burden of labor costs. So how is this done?According to the draft worker's gross wage employers to fund every month severance bonus will post up to 4 percent. Nemalarını premiums and severance pay of employees in this job will take. But here there is a serious deception. 30-day severance fee is currently 8.3 percent of gross workers' corresponds to fame. Severance costs of the current 8.3 years. The draft provides for a deduction instead of 4 percent. This severance pay is synonymous with reducing by half. Severance pay will be reduced to half of today's severance benefits to be paid from the fund in the future. This will close the gap that 4 percent of the claims in this crazy nemasıyla lightwave. Because the increase in employee costs for the parallel increase in the accretion rate could mean that only the worker's wage increase. Or a miracle no further fee remuneration system of the employee with a deduction of 4 percent, 8.3 percent can not make a repayment rate.On the other hand, according to the bill in question would be the taxation of severance payments. Until now there was no severance compensation tax cut.Imagine getting home, even with today in mind that the amount of severance pay, severance pay in half with half falling in the future will be able to get home?Moreover, access to compensation and severance zorlaştırılıyor bill. Removed from work, the army gone and married women removing severance application.

 
Give the employee the employer to take

 
The most striking advantages provided to employers of the draft as well. The essence of the draft is right here. Severance pay severance compensation discussions behind the complaints of employers that the basic motif is known. Around 8 percent of the burden on employers to draft severance pay 2.5 percent a is reduced.Mentioned that severance pay was detected as 4 percent premium. However, employers will not make the actual payment of 4 percent. With the draft still paid by employers to fund unemployment insurance premium of 2 percent 1.5 percent of severance pay u will become a premium. Thus, contributions to unemployment insurance, severance pay will be a portion of fund resources. Zayıflatılacak the unemployment insurance fund.Abstract: severance compensation "Ali Cengiz game", obfuscation agenda. This draft will be flown half yasalaşırsa severance pay. Employees will undergo a serious loss of rights, but the employers' labor costs will fall about 5.5 percent. Increase their competitiveness in the global economy! Then, severance pay worth the sacrifice!Last question: counting the labor unions because of a general strike touched severance compensation now?

AN GELİR Kİ, YÜREK BİLE DAYANMAZ ZULME- ACIYA...

Erdoğan Kürt sorununu gerçekten çözebilir mi ?




Kürt meselesi yeni pek çok tartışmaya, hatta spekülasyona gebe.
Öcalan'la ilgili tartışmalar, devletin Öcalan'la yeniden görüşmeye başladığına dair
spekülasyonlar, siyaset ve müzakere kapılarının yeniden açılma ihtimaline dair vurgular...
Tüm bunlar yeni bir sayfanın açıldığına işaret ediyor mu?
Devletin derinliklerinde neler oluyor bilemeyiz, ancak görünür siyasi gelişmeler dikkate alınırsa
yeni bir sayfadan söz etmek pek mümkün görünmüyor.
Diyarbıkar'daki görüntüler bunu akla getiriyordu. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, bir kaç gün önce
yaptığı açıklama da bu istikametteydi.
Şu üç hususun altını çiziyordu başbakan:
1. "Terör sorununu uzak olmayan bir gelecekte hep birlikte çözecek, altyapısını önemli ölçüde
1 / 4
Erdoğan Kürt sorununu gerçekten çözebilir mi?
Salı, 17 Temmuz 2012 07:00 -
kurduğumuz yatırım, üretim, istihdam odaklı gündemle yolumuza devam edeceğiz."
2. "Bölücü terör örgütüyle iktidarımızın müzakeresi, görüşmesi diye bir şey söz konusu olamaz.
Bölücü terör örgütüyle bizim ancak mücadelemiz söz konusudur."
3. "Parlamento çatısı altındaki temsilcileriyle müzakere ederiz..."
Son madde dışında AK Parti'de bir tutum değişikliği olduğu söylenemez.
Kaldı ki, son madde de, sıkça, BDP'nin PKK'yla tüm ilişkisini kesme ve bunu hükümetin takdir
etme şartına bağlanıyor.
Başbakanın bu konuda yol aldığı, BDP'yle her koşulda görüşme noktasına ilerlediği varsayılsa
bile bunun sınırları AK Parti'nin Kürt sorunuyla ilgili genel stratejisinin sınırlarını hiç bir şekilde
aşmıyor.
Daha önce yazdık, şu üç unsur AK Parti'nin bir uçtan diğer uca dolaşan, ancak kimi sınırları
açık olarak çizili startejisi özetliyor.
"AK Parti'nin Kürt stratejisinin ilk unsuru", demokratikleşme ve bireysel bazda kullanılacak
külterel haklar üzerinden Kürt taleplerini tatmin politikasıdır.
Tayyip Erdoğan bu hususun altını sık çizmekte, verilen haklarla, genişletilen özgürlükler alanıyla
bir anlamda Kürt sorununun çözüldüğünü ya da bu istikametle çözülmekte olduğunu
vurgulamaktadır.
Siyasi iktidarın Kürt stratejisinin ikinci unsuru, örgütün silah bırakmasını sağlayacak hamleler,
görüşmeler, mutabakatlar üzerine oturan temas politikasıdır.
2 / 4
Erdoğan Kürt sorununu gerçekten çözebilir mi?
Salı, 17 Temmuz 2012 07:00 -
Bu çerçevede örgütle ya da Öcalan'la yapılan görüşmeler hükümet için bir müzakere değil, bir
silah bıraktırma ya da silahı bırakmaya ikna görüşmeleridir. Af, kısmi af, örgüt yöneticilerine
sürgün bunlar arasında yer alan unsurlardır.
Dolayısıyla geçmişte yürütülen ve belki bugün dahi süren görüşmelerin sınırı budur.
Üçüncü unsur, örgüt baskısının kalkmasıyla (ya da bu beklentiyle) hizmet üzerinden sağlanacak
bir entegrasyon politikasıdır.
Başbakan son konuşmasına işaret ettiği yatırım, üretim, istihdam politikaları, hizmet üzerinden
Kürtlerin sisteme katılması, hatta AK Parti'ye yönelmeleri kör inanç , hatta analiz inadı şeklinde
sürmektedir.
Bu üç unsur bize AK Parti'nin kırmızı çizgilerini de gösterir.
Bunlar "özerklik verme, muhatap alma gibi tüzel ve siyasi kişilik tanınması"dır.
Öylesine ki, yukarıdaki üç unsurun bir hedefi de, bu tür siyasi nitelikli hususların bertaraf
edilmesidir.
Bu bertafaf çabası ayrıca güvenlikçi politikalarla da desteklenmektedir.
Bunun içindir ki, AK Parti'nin KCK politikası, bir yönüyle, doğrudan doğruya Kürt siyasi
hareketine ilişkin genel bir siyaset yasağı koyma, siyasi alanı daraltma hamlesine, BDP'nin içini
boşaltma hamlesine dönmüştür.
3 / 4
Erdoğan Kürt sorununu gerçekten çözebilir mi?
Salı, 17 Temmuz 2012 07:00 -
Tüm bunlara rağmen pek çok konuda dünden çok farklı ve iyi noktadayız, buna şüphe yok...
Kürt siyasi hareketinin otoriter niteliği de kuşku götürmez...
Ama asli unsur olarak sadece bunların altını çizerek ve AK Parti'nin mevcut stratejisiyle, bu
sorunun hiç bir şekilde çözülmeyeceğini de bilmemiz gerekir...
Yenişafak